DijitalEmlak Gayrimenkul

HABERLER

11 Kasım 2017 / 18:24

BURSA (Nüfusun tarihsel gelişimi)


OSMANLI DÖNEMİ

Günümüzdeki Bursa İli sınırları içinde¬ki bölgede, nüfusun tarihsel gelişimini sağ¬lıklı olarak izleyebilmek olanaklı değildir. Osmanlı Devleti'nde çağdaş anlamda ilk nüfus sayımı 1321 H. (1903) yılında yaptı¬rılmıştır. Dolayısıyla daha önceki dönem¬lere ilişkin nüfus bilgileri, ancak çeşitli za¬manlarda düzenlenen "tahrir"lerden (ya¬zım) yaklaşık olarak elde edilebilmektedir.
Osmanlı Devleti'nde Fa¬tih Sultan Mehmet (salt. 1451 - 1481) ve Kanuni Sultan Sü¬leyman'ın (salt. 1520-1566) saltanat yıllarında yaptırılan "arazi tahriri" çalışmaları, bir tür gerçi nüfus sayımı niteli¬ğindedir. Ancak bu tahrirle¬rin sonuçlarına ilişkin somut ve ayrıntılı bilgilerden yok¬sun bulunmaktayız. Ahmet I (salt. 1603 - 1617) dönemin¬de, 1Ö08 yılında, nüfus sayı¬mı yapılması için bir ferman çıkarıldığı bilinmektedir. Ne var ki, elimizde bu sayımın sonuçları ile ilgili belgeler de yoktur.
İbrahim döneminde (salt. 1640 - 1648), Kemankeş Kara Mustafa Pa-şa'nın padişaha sunduğu bir lâyihada şöy¬le denilmekteydi:
"Talııir, memleketin yazımı demektir. Gayet lâzımdır. Otuz yılda bir kere tahrir-i memleket kanundur. Ama gayet Müslü¬man ve dindar adamlar tayin olunup, cüm¬le maksuda uygun bir tahrir lâzımdır."
Paşa'nın bu lâyihası gereğince "tahrir-i memleket" yapılıp yapılmadığı bilinmiyor.
Osmanlı'nın yenilikçi padişahlarından Mahmut II (salt. 1808 -1839), tam da Ye¬niçeri ocağının kaldırılması öncesinde, 1826 yılında ülke çapında bir nüfus sayımı ya¬pılmasını istemiş; ancak baş gösteren sa¬vaşlar ve iç karışıklıklar dolayısıyla başarı¬lı sonuçlar alınamamıştır.
1831'den 19l4'e nüfus
Bursa ve çevresinin nüfus durumuyla ilgili en eski kaynak, Bursa muhtesibi (gü¬nümüzdeki belediye başkanı, kent hizmet¬lerini iltizama alan kişi) Hafız Ağa ile orta¬ğı Hüseyin Bey tarafından yaptırılan ve yal-
nızca "vergi yükümlüsü erkek" kişilerin sa¬yıldığı 1831 tarihli tahrirdir (yazım).
Yeterince gerçekçi olduğu konusunda kuşkular bulunan bu sayıma göre, günü¬müzdeki Bursa İli sınırlan içinde kalan böl¬gede yaşayan vergi yükümlüsü erkek sa¬yısı; 37 701'i İslâm, 5 315*1 reâyâ (Rum), 627'si Yahudi ve 2 800'ü Ermeni olmak üze¬re toplam 46 443'tür.
Kaynaklarda yer alan bu ilk nüfus sa¬yımından sonra 1844 ve 1854 yıllarında da sayım girişimlerinde bulunulmuşsa da, ba¬şarılı sonuçlar alınamamıştır.
1870'te çıkarılan İdare-i Umumiye-i Vi¬lâyet nizâmnâmesi ile birtakım yenilikler getirilmiş; nizâmnâmenin 31. maddesine göre, emlâk ve nüfus memurları, "dahil-i vilâyette umum emlâk ve arazinin (...) Ve umum nüfusa ait kuyudan [kayıtların] cem ü tedvininden [toplanması ve derlenmesin¬den] ve nüfus-u umumiyece mevlid [do¬ğumlar] ve vefeyât [ölümler] ve nakliyata dair olan vukuat kuyudunun idaresi'hden sorumlu tutulmuşlardır. Bu nizâmnâmeye göre yapılan ve yine yalnızca vergi yüküm-lüsü erkek kişilerin değerlendirildiği sayım sonuçlan 1287 II. (1870) ve 1292 H. (1875) salnamelerinde yer almaktadır.
Ne var ki bu iki nüfus sayımında ne gi¬bi yöntemlerin uygulandığı belirleneme¬miştir. İlgi çekici olan, 1875 sayımı sonu¬cunun, 1870 sayımı sonucundan düşük çık¬masıdır. Bu nüfus azalmasının nedenleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, ilk ve ikinci sayımda uygulanan yöntemlerin fark¬lılığı ve uygun sayım koşullarının sağlana¬mamış bulunması böyle sonuç alınmasın¬da etkin olabilir.
1878'de Sicill-i Nüfus Nizâmnâmesi çı¬karıldı ve vilâyet (il) merkezlerinde birer "nüfus müdürlüğü" kuruldu.
1301 H. (1884) yılında yapılan sayım¬da, Bursa'nın merkezi olduğu Hudavendi-gâr Vilâyeti'nin nüfusu 1 438 286, yüzöl¬çümü de 81 875 kilometrekare olarak be¬lirlenmiştir —o dönemde Balıkesir, Kütah¬ya ve Bilecik sancakları Hudavendigâr Vi-lâyeti'ne bağlıdır-. İlgili tablodan anlaşıla¬cağı üzere, kadın nüfus, erkek nüfustan da¬ha azdır. Sonraki yıllarda yapılan sayımlar¬da da rastlanan bu durum, kadınların sa¬yımında karşılaşılan güçlüklerden kaynak¬lanmış olabilir.
Bu tarihten sonra sayımların düzenli bir biçimde hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ör¬neğin Bursa sancağının -yaklaşık günü¬müzdeki Bursa İli, ancak İnegöl ve Yeni¬şehir yok- nüfusu, 1884'te 254 391 ve 1892'de 309 300 olarak saptanmıştır.
BURSAANSİKLOPEDİSİ
1892 sayımında biraz daha ileriye gidil¬miş, ilk olarak sancak merkezi Bursa mer¬kez ilçesinin kent ve kır nüfusu ayrı sayıl¬mıştır. Tabloda görüleceği gibi bu sayım¬da kent nüfusu 65 665, kır nüfusu 65 014 olup, kent ve kır nüfusları birbiriyle den¬geli görünmektedir. Oysa sanayileşmenin büyük ivme kazandığı dönemde -örneğin 1997'de-, merkez kent ve bağlı köy nüfus¬ları arasında baş döndürücü bîr uçurum or¬taya çıkmıştır:
Nitekim üç merkez ilçenin (Osmanga-zi, Yıldırım ve Nilüfer ) nüfusu 1 054 769

iken, bu üç merkez ilçeye bağlı köy nüfu¬su ise ancak 67 284'tür.
1902'de ise nüfus 356 815 olarak sap¬tanmıştır. 1324 H. tarihli Hudavendigâr Vi¬lâyeti Salnamesi" nde Mali 1321 (1905) tari-hinde tamamlanmış olan nüfus sayımına ait bir çizelge verilmektedir. Bu çizelgede günümüzdeki Bursa tli sınırları içinde bu¬lunan ilçelerin nüfusu ve kilometrekareye düşen kişi sayıları -o zamanlar Bilecik san¬cağına bağlı İnegöl ve Yenişehir de içinde olmak üzere- şöyledir:

İLÇE ADI NÜFUS YOĞUNLUKBursa 127 653 25.43Mudanya 24 115 103.72Gemlik 25 041 40.65Pazarköy (Orhangazi) 33 397 48.57Kirmastı (M. K. Paşa) 56 116 28.58Mihalıç (Karacabey) 35 239 14.85Atranos (Orhaneli) 45 704 9.90İnegöl 60 383 30.19Yenişehir 45 306 34.85


Bir yıl sonra yayımlanan 1325 H. (1907) tarihli Hudavendigâr Vilâyeti Salname¬si1 nde, vilâyet sınırları içindeki tüm yerle¬şim yerlerinin hane (ev) sayısını gösterir bir çizelge verilmiştir. Bu çizelgeye göre günümüzdeki Bursa lli'ne bağlı ilçe mer¬kezlerindeki hane (ev) sayıları şöyledir:



YERLEŞİM YERİ HANE S


Bursa 10 468


Beyce (Orhaneli) 215


Çardı (Harmancık) 212


Gemlik 1 077


İnegöl 2 111


İznik 451


Kebir Susığırlık (Gürsu) 371


Keleş 146


Kestel 38


Kirmastı (M.K.Paşa) 3 317


Mihalıç (Karacabey) 2 536


Mudanya 932


Orhan-ı kebir (Büyükorhan) 163


Pazarköy (Orhangazi) 432


Yenişehir 1 008


Osmanlı döneminde son nüfus hesap¬laması 19l4'te yapılmıştır. Bu sayıma göre, Bursa ve Ertuğrul (Bilecik) sancaklarından oluşmakta olan Hudavendigâr Vilâyeti'nde yaklaşık olarak 475 000 Müslüman, 75 000 Rum, 59 000 Ermeni, 5 000 de Yahudi ya-şamaktaydı. 1915'te Ermenilerin ülke ge¬nelinde ayaklanma girişiminde bulunma¬ları üzerine, bu azınlık Bursa bölgesinde de sürgüne gönderilmiş; ancak 30 Ekim 1918'de Mondros ateşkesinin imzalanma¬sından sonra geriye dönmüşlerdir.


Birinci Dünya Savaşı'na girilirken, İs-


tanbul'dan sonraki büyük Osmanlı kentle¬ri nüfuslarına göre şöyle sıralanmaktaydı:


İZMİR 198 000


BURSA 76 000


ADANA 64 000


KAYSERİ 49 000


KONYA 44 000


SİVAS 43 000


ANTEP 43 000


ANKARA 27 000


KÜTAHYA 22 000


SAMSUN 20 000


ESKİŞEHİR 19 000


Yabancı gezginlerin saptamaları Cuinet'ye göre, XLX. yüzyılın sonların¬da Rursa'nın kent nüfusu 76 303 idi. Bu¬nun 58 902'si Müslüman, 8 444'ü Ermeni, 5 158'i Rum, 2 548'i Yajuıdi, 1 251'i de ya¬bancı uyruklulardı.


Cuinet, Müslüman nüfusun çoğunluğu¬nun Türkmenlerden, Selçuklu ve Osman¬lı Türklerinden, küçük bir bölümünün de Yunan kökenli olup fetihten soma Müslü¬manlığı benimseyenlerden oluştuğunu be¬lirtmekteydi. Müslümanlardan sonra en ka¬labalık grup Ortodoks Rumlardı. Bu dö¬nemde Bursa'da yaşamakta olan Ermeni¬ler, Safevîlerin kıyımından kaçarak İran'dan göç etmiş Ermenilerin soyundan gelmek¬te idiler. Bursa ve özellikle Mihalıç'ta (Ka¬racabey) bulunan Bulgarlar, 1878 savaşın¬dan sonra Bulgar Prensliği tarafından sü¬rülen Pomaklardı. Yahudiler ise, daha Ka¬nuni Sultan Süleyman döneminde ispan¬ya'dan sürülen veya Engizisyon'un baskı¬larından kaçarak Osmanlı Devleti'ne sığı¬nan İspanyol Yahudilerinin soyundan gel

mekte idiler.


Cuinet'den bir süre sonra Bursa ile il¬gili anılarını yayımlayan Philipson ve on¬dan aktarmalar yapan Banse'ye göre ise, Bursa'nın nüfusu, üçte ikisi Müslüman ol¬mak üzere 90 000 dolayında idi.




1923-1939 arası 60.0001939-1951 arası 70.0001968-1992 arası 120.000